Friday, February 14, 2014

My Baby Shower

Merhabalar :)

1 haftadır aldığım mesajların ve e-mailların haddi hesabı yok. O kadar güzel şeyler okuyorum ki, mutluluktan ağlıyorum. Hepinize çok teşekkür ederim. Bir önceki yazımı yayınlamadan önce çok düşünmüş, sevdiklerimle istişare etmiştim. Beni destekleyenler olduğu gibi, "Serra incinirsin" diyenler de oldu. Maalesef internet ortamında tanımadığı insanlara bulduğu her fırsatta laf sokmaya çalışan kişi sayısı epey fazla olduğu için, bu konuda da açıkçası benzer şeyleri yaşayacağımı düşünmüştük.
Ama siz beni çok şaşırttınız. Maşallah, tek bir olumsuz söz veya mesaj almadım. (Düzeltme: bugün aldım. Tek ricam şu hadisi hepimizin hatırlaması: "Allah'a ve ahiret gününe iman kişi, ya hayır söylesin, ya da sussun.") Özel mesaj ve e-maillarınıza tek tek geri dönüş yapmaya çalışıyorum, o yüzden biraz zamanımı alıyor. Bir yanıt alamadıysanız sebebi asla umursamadığımdan değil, fırsat olmadığı içindir. 


Sanırım bu kadar kişisel bir durumdan bahsetmemden bir çok arkadaşımız cesaret aldı. Ne hikayeler okuyorum, neler önüme geliyor duysanız inanmazsınız. Genel olarak yazılanlara baktığımda gördüğüm şey, toplumda bireyler olarak o kadar çok incitilmişiz ki, çözümü sanki hiç bir şey yokmuş gibi, hayatımız mükemmelmiş gibi davranmakta bulmuşuz. Tabii bu benim kişisel yorumum.
En yakınlarının bile haberdar olmadığı meseleleri anlatanlar oldu. Hem üzüldüm, hem sevindim. Beni kendilerine yakın görüp anlatmış olmaları onore etti, ama bir yandan da insanın bu kadar ağır imtihandan geçerken canım dediklerinin bile ruhunun duymaması, haberdar bile olmaması ne kadar sağlıklı, bunları düşündüm. Rabbim herkese her ne yaşıyor olursa olsun, ona destek olacak aile ve arkadaşlar nasip etsin. 

Thursday, February 6, 2014

Confession

Merhaba arkadaşlar!

Bugün sizlere uzun bir yazıyla sesleneceğim. Baştan uyarıyorum, gerçekten uzun, upuzun olacak! :)
Size neden son aylarda ve hatta son 1 yıldır blog maceramın sekteye uğradığından bahsedeceğim. Aslında daha sonra paylaşmayı planladığım bir konuydu bu. Fakat son günlerde internet ortamında çok fazla sorulduğu için ve de ben cevap vermedikçe yanlış anlaşılmalara mahal verdiğini gördüğüm için, bu niyetimden vazgeçip tahminimden daha önce bu yazıyı yayınlamaya karar verdim. İnşallah pişman olmam.

Bu bir kombin, tatil ya da alışveriş yazısı değil. Bu zamana kadar blogumda gördüklerinizden çok farklı bir içeriğe sahip. Burada az sonra okuyacak olduğunuz şeyler hakkında orda burda ileri geri konuşulmasını, ya da uluorta bir şeyler yazılıp çizilmesini kesinlikle hoş karşılamam, bu baştan bilinsin. Çok "gardını almış" bir ben var karşınızda. Belki üslup da biraz farklı gelebilir sizlere, ama bu konunun sert köşeleri var. Hassasiyetlerime dikkat ederseniz, çok mutlu olurum. Etmeyecek olanlar bir zahmet bu satırdan sonrasını okumasınlar ve onlara "güle güle" diyelim.

Wednesday, February 5, 2014

Belated Eid Post

Merhaba,

Bu yazıyı bayramda sizlerle paylaşmam gerekirken bu kadar geç yayınladığım için kendime kızıyorum. Ah ben başımı kaldırmamışım da buraları ne çok ihmal etmişiiiim. Kızın bana lütfen, hiç acımadan kızın! :) Belki bir ihtimal şu soğuk havalarda bu yemyeşil çimler ve masmavi gökyüzü içinizi ısıtır da ben de kendimi affettirmiş olurum, ne dersiniz? ;)


Annemlerde havalar güzelken pozlar vermişim. Her şey blog için demişim. Tıngır mıngır yürümüşüm kesme taşların üzerinde ama iş fotoğrafları bilgisayara yüklemeye ve blog yazmaya gelince üşenmişim. (Burada yazar bir iç hesaplaşma yaşar.) :P

Friday, January 31, 2014

Weekend Getaway: Alaçatı, Day 2

Selamlar :)

Güzel düşüncelerinizi öğrendikçe ve "yazılarını özledik!" mesajlarınızı okudukça mutlu oluyorum. Hepinize teşekkür ederim. Ben de buraları özlemişim, hem de çokkk! Duygusal bir an yaşamadan ben hemen konumuza giriş yapayım en iyisi. ;) Alaçatı tatilimizin ikinci gününden bahsetmem lazım. Üzerinden aylar geçtiği için hatırlamakta zorlandığım kısımlar ya da unuttuğum şeyler olabilir, affınıza sığınıyorum.


Haftasonu kaçamağı yaptığım zaman normal tatillerimin aksine yanımda olabildiğince az ürün götürmeye çalışıyorum. Biraz zor oluyor ama en azından deniyorum. Mesela bu kombinimde bir gün önce giydiğim ayakkabı ve çantanın aynısını kullandım. Bu sayede bavulum hafifledi ve kafam rahat oldu. Eteğim eskilerden.. 3 sene önce blogda paylaştığım ilk kombinlerimden birinde kullanmışım.

Wednesday, January 29, 2014

Weekend Getaway: Alaçatı, Day 1

Uzuuuun bir aradan sonra hepinize Merhabaaaa!!!

Kasım ayında eşimle gittiğimiz Alaçatı'dan anılarla ve bol fotoğraflarla dönmüştüm. Bir türlü fırsatını bulup blogda paylaşamamıştım. En son Ekim ayında bir yazı yazmışım; üzerinden neredeyse 3,5 ay geçmiş. Ama inanın bu ayrılığın bir sebebi var. Yoksa durduk yere buraları boşlar mıyım sanıyorsunuz.. Aylar sonra laptop'ımı kucağıma alıp, "benim bir blogum vardı.. Ne oldu ona? Ah ben ne kadar da özlemişim blogumu.." diyerek yazı yazmak istedim. Umarım "artık çok geç Serra, bundan sonra burayı okumayacağız!" demezsiniz. :)


Yazın gitseydik bu kadar keyif almazdık eminim. Bomboş daracık sokaklarda dolaşıp enfes yemekler yedik. Sonbaharın Alaçatı'ya ne kadar yakıştığını gördük. Özellikle muhafazakar kesime Alaçatı'ya sonbahar ve ilkbahar aylarında gitmelerini tavsiye ederim. Bol bol fotoğraf çekip, bu güzelim sahil kasabasının mimarisine hayran kalıyorsunuz. En önemlisi ise kafa dinliyorsunuz. Bangır bangır müzik sesleri arasında değil de, hafif esen rüzgar eşliğinde sahlepinizi yudumluyorsunuz. Sokak hayvanlarını sevip, esnafla keyifli bir şekilde sohbet etme imkanı bulabiliyorsunuz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...